TÜRKİYE ÖZÜRLÜLER ARAŞTIRMASI
Ülkemizin de içinde yer aldığı birçok ülke, özürlülere ilişkin istatistiki bilgilere sahip olmadıkları için Dünya Sağlık Örgütü’nün(WHO) tahminlerini kullanmaktadır.
Kayıt sistemleri gelişmiş olan ülkeler, özürlülere ilişkin bilgileri kurumlarındaki kayıtlarından elde etmektedir. Belirli aralıklarla yapılan araştırmalarla da kurum kayıtlarında mevcut olmayan bilgileri derlemektedir.
Özürlüler konusundaki bilgi ve veri eksikliğini gidermek amacıyla Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı ve Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı işbirliği ile “2002 Türkiye Özürlüler Araştırması”2002 yılı Aralık ayında gerçekleştirilmiştir.
Araştırmada, Türkiye’de özürlülerin sayısı, oranı, sosyo-ekonomik sorunlar, beklentileri, özürlülük türü, özrün oluş sebebi, bölgesel farklılıkların ölçülmesi ile süreğen hastalığa sahip olma oranlarının ölçülmesi hedeflenmiştir.
KAPSAM
Türkiye genelinde, her bir yerleşim yerindeki haneler, örnek seçim için kapsama dahil edilmiştir. Nüfusu 100’ün altında olan yerleşim yerleri yeterli hane sayısı içermediği varsayılarak kapsam dışı bırakılmıştır. Ancak, genişletme katsayıları hesaplanırken bu yerleşim yerleri toplama dahil edilmiştir.Kurumsal nüfus, bu araştırmanın kapsamında yer almamaktadır.
Tanım ve Kavramlar
Özürlü :Doğuştan veya sonradan herhangi bir hastalık veya kaza sonucu bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yetilerini çeşitli derecelerde kaybetmiş, normal yaşamın gereklerine uyamayan kişilerdir.
Özürlülük Oranı: Özürlü olan nüfusun toplam nüfusa oranıdır.
Ortopedik Özürlü :Kas ve iskelet sisteminde yetersizlik, eksiklik ve fonksiyon kaybı olan kişidir.El, kol, ayak, bacak, parmak ve omurgalarında, kısalık, eksiklik, fazlalık, yokluk, hareket kısıtlığı, şekil bozukluğu, kas güçsüzlüğü, kemik hastalığı olanlar, felçliler, Serabral Palsi, spastikler ve sipina bifida olanlar bu gruba girmektedir.
Görme Özürlü: Tek veya iki gözünde tam veya kısmi görme kaybı veya bozukluğu olan kişidir.
Görme kaybıyla birlikte göz protezi kullananlar, renk körlüğü, gece körlüğü(Tavuk Karası) olanlar bu gruba girer.
İşitme Özürlü: Tek veya iki kulağında tam veya kısmi işitme kaybı olan kişidir.
İşitme cihazı kullananlar da bu gruba girmektedir.
Dil ve Konuşma Özürlü: Herhangi bir nedenle konuşamayan veya konuşmanın hızında, akıcılığında, ifadesinde bozukluk olan ve ses bozukluğu olan kişidir.
İşittiği halde konuşamayan, gırtlağı alınanlar, konuşmak için alet kullananlar, kekemeler, afazi, dil-dudak-damak-çene yapısında bozukluk olanlar bu gruba girmektedir.
Zihinsel Özürlü: Çeşitli derecelerde zihinsel yetersizliği olan kişidir. Zeka geriliği olanlar(mental retardasyon),Down Sendromu, Fenilketonüri (zeka geriliğine yol açmışsa) bu gruba girer.
Süreğen Hastalık: Kişinin çalışma kapasitesi ve fonksiyonlarının engellenmesine neden olan, sürekli bakım ve tedavi gerektiren hastalıklardır( kan hastalıkları, kalp- damar hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları, idrar yolları ve üreme organı hastalıkları, cilt ve deri hastalıkları, kanserler, endokrin ve metabolik hastalıklar, ruhsal davranış bozuklukları, sinir sistemi hastalıkları, HIV)
Süreğen hastalıklar özür türü içerisinde bir alt başlık olarak yer almaktadır.Süreğen hastalık, toplam özürlülük oranı içerisinde yer almakta ancak nitelikleri incelenirken, diğer özür türlerinden ayrı olarak değerlendirilmiştir.
Kent :20 001 ve daha fazla nüfuslu yerleşim yerleri
Kır: 20 000 ve daha az nüfuslu yerleşim yerleri
Yaş :Anket çalışması sırasında kişinin bitirmiş olduğu yaştır.
TÜRKİYE ÖZÜRLÜLER ARAŞTIRMASI TEMEL GÖSTERGELERİ
Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından Devlet İstatistik Enstitüsü’ne yaptırılan “Türkiye Özürlüler Araştırması” ile ülkemizdeki özürlülük profili geniş kapsamlı olarak araştırılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, özürlü olan nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %12.29’dur. Buna göre ülkemizde 8.431.937 kişi özürlü olarak yaşamlarını sürdürmektedir. Özürlülük sadece bu sorunu yaşayan kişiyi değil, ailesini ve yakın çevresini ekonomik, sosyal ve psikolojik olarak etkileyen bir sorundur.
Türkiye Özürlüler Araştırmasındaki bazı bulgulara bakıldığında özürlülük öncelikle bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Sağlık sistemindeki eksikliler, ülkenin gelişmişlik düzeyi, vatandaşların kaliteli sağlık hizmetleri almasına engel olmaktadır. Bilgi eksikliği, sağlık hizmetlerinin ulaşılabilirliği, ekonomik yükü, tıbbi yetersizlikler vb. nedenler, özürlünün yeterli, zamanında ve sürekli sağlık hizmeti almasını engellemektedir.
ÖZÜRLÜ NÜFUS ORANLARI
Özürlü olan nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %12.29’dur. Ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ile zihinsel özürlülerin oranı %2.58 iken (yaklaşık 1.8 milyon) süreğen hastalığı olanların oranı ise % 9.70’dir(Yaklaşık 6.6 milyon)(Tablo 1). Özürlü olma oranları yaş grubu bazında incelendiğinde her iki grupta da ileri yaşlarda artmaktadır. Ancak, bu artış süreğen hastalığı olanlarda diğer özür grubundakilere göre daha fazladır. 0-9 yaş grubunda ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ile zihinsel özürlü olanların oranı %1.54 iken 0-9 yaş grubunda süreğen hastalığa sahip olanların oranı % 2.60’tır. Bu oran, ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ile zihinsel özürlü olanlarda 50-59 yaş grubu, süreğen hastalığı olanlarda ise 20-29 yaş grubunda yaklaşık iki katına çıkmaktadır.
%
|
Toplam özürlü nüfus |
Ortopedik, görme ,işitme, dil ve konuşma ve zihinsel özürlü nüfus |
Süreğen hastalığa sahip olan nüfus |
|
Toplam |
Erkek |
Kadın |
Toplam |
Erkek |
Kadın |
Toplam |
Erkek |
Kadın |
|
12.29 |
11.10 |
13.45 |
2.58 |
3.05 |
2.12 |
9.70 |
8.50 |
11.33 |
Tablo 1
YAŞ YAPISI
Araştırma sonuçlarına göre özürlü grubun ortanca (medyan yaş) yaşı, ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ile zihinsel özürlülerde yaklaşık 34, süreğen hastalığı olanlar için yaklaşık 49 dur. Ortanca yaş toplam nüfus için ise yaklaşık 26 dır. Ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ile zihinsel özürlü nüfus, toplam nüfustan daha yaşlı bir nüfus yapısına sahip iken süreğen hastalığı olanların ise en yaşlı nüfus yapısına sahip olduğu görülmektedir.
Ülkemizde doğumda yaşam beklentisi kadınlarda 70, erkeklerde 66 yıldır. Genel olarak orta yaşa gelindiğinde eğitim ve işle ilgili sorunların çözümlenmiş ve üretken döneme geçilmiş olması istenir. Özürlülerin her yaş grubunda farklı gereksinimleri olmaktadır. Genel bir perspektifle bakıldığında çocukluk döneminde erken tanı ve tedavi, ardından eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri, arkasından da işe yerleştirme gelmektedir. Özürlülerin yarısının 34 yaşından küçük olması bu gereksinimlerinin karşılanması için ciddi çabalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir(Tablo2)
|
Özürlü nüfusun ortanca(medyan) yaşı |
Ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ve zihinsel özürlü nüfus |
Süreğen hastalığa sahip olan nüfus |
|
Türkiye |
33.86 |
48.87 |
|
Kent |
32.60 |
47.19 |
|
Kır |
35.37 |
52.30 |
|
Erkek |
32.95 |
47.60 |
|
Kadın |
35.50 |
49.71 |
Tablo 2
EĞİTİM DURUMU
Okur Yazarlık (Okuma ve yazma bilen nüfustur)
Ülkemizde son yıllarda okuma- yazma bilmeyen nüfusun azaltılması konusunda ve eğitim düzeyinin yükseltilmesi konusunda oldukça önemli mesafeler kat edilmiştir. Ancak genel nüfusun göstergeleriyle özürlü nüfusun göstergeleri arasında çok büyük uçurumlar vardır. Genel nüfusta okuma yazma bilmeyenlerin oranı yaklaşık %13’ tür. Bu oran özürlülerde yaklaşık %36, süreğen hastalığı olanlarda yaklaşık %25’dir( Tablo 3)
%
|
|
Ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ve zihinsel özürlü nüfus |
Süreğen hastalığa sahip olan nüfus |
|
|
Okuma yazma bilmeyen |
Okuma yazma bilen |
Okuma yazma bilmeyen |
Okuma yazma bilen |
|
Türkiye |
36.33 |
63.67 |
24.81 |
75.19 |
|
Kent |
29.58 |
70.42 |
20.49 |
79.51 |
|
Kır |
43.44 |
56.56 |
32.85 |
67.15 |
|
Erkek |
28.14 |
71.86 |
9.78 |
90.22 |
|
Kadın |
48.01 |
51.99 |
35.04 |
64.96 |
Tablo 3
Tamamlanmış Eğitim Durumuna Göre Özürlü Nüfus Oranı
(25 ve daha yukarı yaştaki kişilerin tamamlamış oldukları eğitim düzeyidir. Kişinin 25 yaşına kadar tüm eğitim düzeylerini tamamladığı varsayılmıştır)
Tamamlanmış eğitim durumuna göre özürlü nüfus oranı verileri de genel nüfusa göre oldukça düşüktür. Özürlülerin yaklaşık % 41’i, süreğen hastalığı olanların yaklaşık % 47.10’u ilkokul mezunudur. İlkokul sonrası eğitim düzeyi ise oldukça düşüktür. Yüksek okula devam eden özürlü oranı % 2.24, süreğen hastalığa sahip olanlarda ise % 4.23’dür. Eğitim düzeyi doğrudan yaşam kalitesini etkileyen bir göstergedir. Sağlık, çalışma durumu, gelir ve sosyal yaşama katılma düzeyi eğitim düzeyi ile doğru orantılı olarak artar. Özürlü olmak eğitim yaşamına katılmayı engelleyen bir durum olduğu gibi, bu durumun sonucu özürlülüğün yükünü artırır. Bu kısır döngüyü kırmak özürlüler için gereken özel eğitim hizmetlerinin nitelik ve niceliğini, ulaşılabilirliğini artırmakta, bunun yanı sıra normal eğitime devam edebilecek özürlülere fırsat eşitliği sağlamakla mümkün olabilecektir. Bunu sağlamanın yolu toplumsal bilincin geliştirilmesi çalışmalarına ek olarak yasal düzenlemelerle fırsat eşitliğini devlet garantisi altına almaktan geçmektedir( Tablo 4, Tablo 5)
Ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ve zihinsel özürlü nüfus %
|
|
Okuma-yazma bilmeyen |
Okuma yazma bilen |
Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen |
İlkokul |
Ortaokul veya dengi meslek okulları |
Lise veya dengi meslek okulları |
Yüksek öğretim |
|
Türkiye |
36.37 |
63.62 |
7.69 |
40.97 |
5.64 |
6.90 |
2.42 |
|
Kent |
27.40 |
72.58 |
6.85 |
42.75 |
8.00 |
10.62 |
4.36 |
|
Kır |
45.36 |
54.64 |
8.54 |
39.17 |
3.31 |
3.16 |
0.47 |
|
Erkek |
25.75 |
74.22 |
7.95 |
47.21 |
6.98 |
8.98 |
3.10 |
|
Kadın |
51.26 |
48.74 |
7.32 |
32.22 |
3.78 |
3.97 |
1.45 |
Tablo 4
Süreğen hastalıklara sahip olan nüfus %
|
|
Okuma-yazma bilmeyen |
Okuma yazma bilen |
Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen |
İlkokul |
Ortaokul veya dengi meslek okulları |
Lise veya dengi meslek okulları |
Yüksek öğretim |
|
Türkiye |
26.64 |
73.36 |
8.10 |
47.10 |
6.31 |
7.61 |
4.23 |
|
Kent |
22.00 |
78.00 |
7.02 |
46.96 |
7.92 |
10.14 |
5.95 |
|
Kır |
35.07 |
64.93 |
10.07 |
47.34 |
3.39 |
3.01 |
1.11 |
|
Erkek |
10.16 |
89.84 |
7.42 |
54.41 |
9.50 |
11.43 |
7.07 |
|
Kadın |
37.33 |
62.67 |
8.54 |
42.35 |
4.25 |
5.14 |
2.39 |
Tablo 5
İŞGÜCÜNE KATILIM
(İşgücü; İstihdam edilenler ve işsizlerin oluşturduğu nüfusu kapsar. İşgücüne Katılma Oranı;15 ve daha yukarı yaştaki işgücünde olan nüfusun toplam nüfusa oranıdır. İşsizlik Oranı: İşsiz nüfusun işgücündeki nüfusa oranıdır)
Özürlülerin işgücüne katılmaları ile ilgili verilere bakıldığında yaklaşık %78’nin işgücüne dahil olmadığı görülmektedir. İşgücüne dahil olan yaklaşık %22’lik oranın ise yalnız yaklaşık % 20’si istihdam edilmektedir (Tablo 6). Süreğen hastalığı olanların % 23’ü işgücüne katılmakta yaklaşık % 20’si istihdam edilmektedir. Bu grupta işgücüne dahil olmayanların oranı ise yaklaşık % 77’dir (Tablo 7). Bu durum özürlünün üretim dışı ve tamamen başkalarına bağımlı olduğunun bir göstergesidir. Özürlülerin istihdam sorununun çözülmesi hem kendilerinin hem de ailelerinin üretim yaşamına katılmasının yanı sıra, bağımsız yaşama ve yaşam kalitelerinin artmasını sağlayacak tek yoldur. Bu sorun ve çözümü çok boyutludur ve devlete çok önemli görevler yüklemektedir. Devlet tüm vatandaşlarının yaşamlarını idame ettirecek miktarda gelir sağlayabilecekleri iş alanları yaratmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük özürlüler için de geçerlidir ve ek olarak özürlüler için istihdam alanında fırsat eşitliği yaratma görevi kaçınılmazdır.
Ortopedik, görme,işitme, dil ve konuşma ve zihinsel özürlü nüfus %
|
|
İşgücüne katılma oranı |
İşsizlik oranı |
İşgücüne dahil olmayan nüfus oranı |
|
Türkiye |
21.71 |
15.46 |
78.29 |
|
Kent |
25.61 |
17.43 |
74.39 |
|
Kır |
17.76 |
12.58 |
82.24 |
|
Erkek |
32.22 |
14.57 |
67.78 |
|
Kadın |
6.71 |
21.54 |
93.29 |
Tablo 6
Süreğen hastalığa sahip olan nüfus % |